Abstract: Geleneksel olarak dış politikasında sert güç unsurlarına başvuran, bölgesel rakipleriyle askerî çatışmalara girebilen, bölgesinde çıkan karışıklıklara dâhil olan, mâruz kaldığı tehditlere karşı etkili stratejik istihbârat üretimi sağlayan, İslâm Devrimi sonrası İmam Humeynî'nin velâyet-i fakih doktrini üzerine binâ edilen İran rejiminin, Şah rejimindekinin aksine sadece iç politikada değil dış politikada da stratejik istihbârata ihtiyaç duyduğu gözlemlenmiştir. Devrim sonrasında rejimin kendi bölgesinde nüfûz oluşturma çabalarıyla bağlantılı olarak dış politika üretiminde radikal değişiklikler olmuştur. İran gibi Türkiye de kendi bölgesinde nüfûz oluşturma çabasındadır lâkin İran'ın aksine -zorunlu sınır ötesi operasyonlar hâricinde- geleneksel olarak dış politikasında yumuşak güç çalışmaları yapmaktadır. Tarihsel süreçlerinde her iki ülke de bir dış politika unsuru olarak stratejik istihbâratı kullanmışlardır. Devrim sonrası ABD tarafından görmeye başladığı ve süregelen ambargo, bölgesel aktörlerle girdiği mezhebî çatışmalar ve rejimin gücünde meydana gelen artış İran rejimini bu süreçte iddialı bir dış politikaya yönelmesine yol açmıştır. Bu çalışmada, konuyla alakalı kaynakların tespit ve tasnifi netîcesinde bir literatür taraması yapılmıştır. Bu metodla tanımlar, literatür taraması özeti, stratejik istihbâratın karar alıcılar ekseninde karar verme modelleri ve liderlik tarzları bağlamında dış politika oluşum süreçlerine yansıması ve İran-Türkiye örnekleriyle mukāyese bir tarihsel süreç dâhilinde incelenmektedir. Nihâyetinde çalışmanın temel hedefi olarak devrim sonrası İran'da; Osmanlı bakiyesi olarak devraldığı istihbârat birikimiyle ve bilhassa Hakan Fidan'ın MİT Başkanlığı îtibâriyle Türkiye'de, istihbârat oluşturma, dış politikada değerlendirme biçimleri örneklerle ve mukāyeselerle ülkelerin millî benlik, idârî teşkîlâtlanma ve kurumsal birikim hüviyetleri dâhilinde ortaya konulmaktadır. ; Traditionally, the Iranian regime, which used hard power elements in its foreign policy, could enter into military ...
No Comments.